Celep Kasabası Web Sitesi

Diyanet İşlerinden Şehitlik ve Gazilik temalı Cuma Hutbesi

” Dr”

Diyanet İşleri’nden “Şehitlik ve Gazilik” temalı Cuma Hutbesi

17 saat ilkin

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Gölbaşı’ndaki güvenlik Özel Harekat Daire Başkanlığı içinde yer edinen Şehitler Camii’nde “Şehitlik ve Gazilik” temalı Cuma hutbesini okuyarak, Cuma namazını kıldırdı.

 Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Gölbaşı’ndaki güvenlik Özel Harekat Daire Başkanlığı içinde yer edinen Şehitler Camii’nde “Şehitlik ve Gazilik” temalı Cuma hutbesini okuyarak, Cuma namazını kıldırdı.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminde 44 güvenlik görevlisinin şehit edilmiş olduğu Gölbaşı’ndaki güvenlik Özel Harekat Daire Başkanlığı içinde yer edinen Şehitler Camii’nde Cuma hutbesini okumasının arkasından Cuma namazını kıldırdı. Erbaş, okumuş olduğu Cuma hutbesinde, “Yetmiş kadar şehit vardı. Gazilerle beraber Uhud’dan dönen şefkat peygamberine şehit yakınları şu şekilde haykırıyordu: ‘Ya Resulallah. Seni sağ salim gördük ya, artık tüm üzüntüler mühim değildir bizlere’ acıma peygamberi ise şöyleki müjdeliyordu onları: ‘Ne mutlu size, şehitleriniz hep beraber cennete yükseldiler. Üstelik yakınlarına da şefaat ettiler.’ Şehit anneleri: ‘Biz razıyız ya Resulallah. Bu müjdeden sonrasında artık şehitlerimize ağlamayacağız. Lakin geride kalanlar için yakarma buyur’ diyince, yaradan Resulü (s.a.s) şöyleki yakarış etti: ‘Allah’ım şehit ailelerinin kalplerindeki üzüntüleri gider. Acılarını hafiflet ve dayanma gücü ver. Musibetlerinden dolayı onları mükafatlandır. Şehit yakınlarını, şehitlere layık güzel halefler eyle'” şeklinde söyledi.

“Dün olduğu şeklinde, bugün de ezanlarımız susmasın, namusumuz çiğnenmesin, inanç kardeşliğimiz bozulmasın diye canlarını aden karşılığında veren şehitlerimiz ve en kıymetli uzuvlarını aden karşılığında değişen gazilerimiz vardır” ifadesini kullanan Erbaş, şunları kaydetti:

“İşte özgürlüğümüzün simgesi olan bayrağımızı bayrak meydana getiren da, üstünde yaşadığımız toprakları vatan icra eden da, aziz şehit ve gazilerimizin feda ettikleri kanlardır.

Yüce yaradan, şehitlik mertebesini, kendi evi Kabe’ye ve aziz misafirlerine hizmet etmekten bile yüce sayar, Resulü de şehidin sevabının, durup dinlenmeden nafile namaz kılmaktan ve aralıksız oruç tutmaktan daha kıymetli bulunduğunu bildirir. Yüce yaradan, kendi yolunda şehit olanların canlarını ve mallarını aden karşılığında satın alır. yaradan’ın satın almış olduğu canlara öldü denir mi asla? Diridirler onlar ve Rableri tarafınca kucak dolusu rızıklandırılırlar ve kul hakları dışındaki tüm günahları affedilir onların, Peygamberler ve çocukken ölenlerle beraber sorgusuz sualsiz cennete girerler. İnsan emek harcayarak pek oldukça aşama ve unvanlar elde edebilir. fakat şehitlik ve gazilik o şekilde mi? Şehitlik ve gazilik, hiçbir mertebe ile karşılaştırma dahi edilemez, üstelik her insana de nasip olmaz. Bu yüzden dinimizin bekası, vatanımızın müdafaası, milletimizin rahatlık ve güvenliği için canlarını ve kanlarını feda eden şehitlerimize ve gazilerimize vefa borcumuz vardır hepimizin. Rütbelerin en yücesidir şehitlik. Rabbimiz de şöyleki buyurur şehit kulu hakkında: ‘Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Onlar diridirler ve yaradan’ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak, Rableri katında rızıklandırılmaktadırlar.’ Şehit, Rasulullah Efendimiz’in (s.a.s) şu iltifatına mazhar olmuştur, ‘Hiç kimse cennete girdikten sonrasında tüm dünya kendisine verilecek olsa bile yeniden dünyaya dönmek istemez. Yalnız şehitler hariç. Onlar gördükleri izzet ve ikram sebebiyle dünyaya dönerek, on kere şehit olmayı arzu ederler.’ Gazi ise şehadeti göze almış ve şehitlikten sonraki en yüksek mertebeye, gazilik şerefine ulaşmıştır. Yüce Mevla onun için de tükenmez mükafatlar hazırlamıştır. Rahmet Peygamberi Efendimizin şu ifadesi gazilerimiz için ne güzel bir müjdedir, ‘Bir kimse yaradan yolunda şehit olmayı can-ı gönülden isterse, yatağında ölse dahi yaradan onu şehitler derecesine yükseltir.’ Adını Sevgili Peygamberimizin övülmüş isminden alan Mehmetçik, polisimiz ve tüm güvenlik güçlerimiz, aden vatanımızın bütünlüğünü muhafaza etmeyi dini ve ulusal bir vazife kabul etmişlerdir. Onlar, kendilerini hem dünya, hem de ahiret erleri görerek vatanın bekası için canlarını ortaya koymakta bir an bile tereddüt etmeyen yiğitlerdir.”

İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy’un, ‘Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak, sönmeden yurdumun üstünde tüten son olarak ocak’ dizelerinde ifade etmiş olduğu şeklinde, inanılmış olduğu değerleri canı pahasına korumak için çaba sarfeden korkusuz yiğitler var olduğu sürece bu aden vatana düşmanın asla girmeyeceğini kaydeden Erbaş, “Ay yıldızlı bayrağımız inmeyecek, minarelerden yankılanan ezan sesleri dinmeyecektir. Şehitlerimizi ve tüm gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum. Özellikle 15 Temmuz hain darbe girişiminde burada canlarını feda eden şehitlerimizin kabirlerinin nur, makamlarının aden, derecelerinin ali olmasını, gazilerimizin sıhhat ve rahatlık içinde olmalarını Cenab-ı yaradan’tan niyaz ediyorum. buna mutakip Polis Teşkilatımızın kuruluşunun 173. yılını kutluyorum. ek olarak bu akşam algı edeceğimiz Miraç gecenizi kutlama ediyorum. Vatanımız ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum” ifadelerini kullandı. – ANKARA

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.