Celep Kasabası Web Sitesi

Deplasmanda Adam Yemiyorlar

“Okullar olmasa ulusal eğitimi ne güzel yönetirdim”

.DnmBnr_logo padding-left: 13px; vertical-align: middle; .DnmBnr_content display: table-cell; vertical-align: middle; width: 640px; height: auto; margin: 0px 0px 20px 0px; float: left; box-sizing: border-box; color: #fff; background-color: #e5e5e5; padding-left: 10px; padding: 3px; .DnmBnr_content ul list-style-type: square; color: black; padding: 1px 0px 5px 0; margin: 8px 0px; width: 430px; float: left; .DnmBnr_content ul li margin-bottom: 2px; width: 100%; height: 18px; margin-top: 2px; .DnmBnr_content ul a, .DnmBnr_content ul a:hover font-weight: düzgüsel; font-size: 16px; margin: 7px 0 0 0; /*display: block;*/ color: #000000; .DnmBnr_content ul a overflow:hidden; white-space:nowrap; text-overflow: ellipsis; .DnmBnr_content_logo width: 180px; overflow: hidden; height: 66px; display: table; float: left; margin-right: 20px; .DnmBnr_content_logo span display: table-cell; vertical-align: middle; .clrBeyaz, clrBeyaz:hover color: #fff; .clrSiyah, .clrSiyah:hover color: #000; .bgclrBeyaz background-color: #fff; .bgclrSiyah background-color: #000; .brdrBeyaz border: 1px solid #fff; .brdrSiyah border: 1px solid #000; img.DnmBnr_content_arrow position: absolute; margin-left: -26px; margin-top: 4px; Iniesta: Bu kim bilir Son Maçımdı UEFA Avrupa Ligi’nde Yarı Finalistler Belli Oluyor

Deplasmanda Adam Yemiyorlar

8 saat ilkin

Tudor büyük maç ve deplasman kazanamıyor diye gönderilmişti. Terim normal olarak oldukça şeyi düzeltti fakat bu deplasman sıkıntısına, kim bilir korkaklığına deva bulamadı. Korkmayın, oynayın beyler… yalnız izleyici ile kazanacaksanız, o vakit size ne gerek var?

ŞANSAL BÜYÜKA İLE DOBRA DOBRA

 Galatasaray’ı idrak etmek mümkün değil… Aslantepe’de Aslan kesilen, önüne geleni silindir şeklinde ezen bu ekip, iyi mi oluyor da deplasmanlarda bu kadar çaresiz kalıyor? Trabzon karşısında müthiş oynayan ekip, ne değişiyor da 7 gün sonrasında Ankara’da Gençlerbirliği önünde topa vuramıyor? Şu tabloya bakın: Aslantepe’de 14 maç, 13 yengi, 1 beraberlik (Fenerbahçe)… 40 gol atıp, 9 gol yiyen ve 40 puan toplayan görkemli bir ekip… fakat deplasman maçlarının tablosu tam bir perişanlık… 14 maçta 5 yengi, 2 beraberlik, 7 yenilgi… Attığı gol sayısı 21, yediği gol sayısı 17… toplamış olduğu puan da bir tek 17… Deplasmanda yitik tam 25 puan…Aslantepe’de seni oynatan o 50 bin görkemli yandaş ve stadın büyüsü ise, sen ne iş yaparsın? Sivas, Ankara vatan toprağı değil mi? Önünü mü kesiyorlar, adam mı doğruyorlar? El üstünde gidiyorsun, el üstünde geliyorsun. Anadolu’dan da vazgeçtim, Aslantepe’ye 1-2 kilometre mesafede komşu kapısı Kasımpaşa Recep Tayyip Erdoğan Stadı’na gidiyorsun, gene yoksun, gene kaybediyorsun…Terim deva bulamadıHani bir dönemlerin Milli Eğitim Bakanı, “Okullar olmasa ulusal eğitimi ne güzel yönetirdim” demiş… Galatasaray da yalnız iç saha maçları olsa işi çoktan bitirecek de, ah şu deplasman maçları olmasa… Kendi sahasında PSG’den sonrasında en fazla kazanan ekip sıralamasında  ikinci olan ve Real Madridleri, Barcelonaları, Bayern Münihleri geride bırakan Galatasaray’ın bu deplasman çaresizliği asla kabul edilemez, açıklaması olması imkansız.Igor Tudor büyük maç ve deplasman kazanamıyor diye gönderilmişti… Fatih Terim elbet oldukça şeyi düzeltti fakat bu deplasman sıkıntısına, kim bilir korkaklığına umar bulamadı. Hepsi Avrupa’nın kuvvetli takımlarında oynayan ve yüksek kontratlarla Galatasaray’a gelen oyuncular bunlar… Korkmayın, oynayın beyler… Deplasmanda adam yemiyorlar. bir tek izleyici ile kazanacaksanız, o vakit size ne gerek var?Özat’ın Gençler’i…

Bu Gençlerbirliği garip ekip… toplamış olduğu 30 puanın 12’sini şampiyon adayları Başakşehir, Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe’den aldı. Maç öncesi Ümit Özat bir açıklamasında, “Galatasaray’a muhalif atak oynayacak kadar enayi değilim” demişti. saldırı oynamadı fakat Galatasaray’dan fazla pozisyon elde etti. Topun, yüzde 23 takımının ayağında kalmış olduğu son aşama düşük bir istatistikle maçı kazanmıştır. Ümit Hoca, üç stoperli defansif önlemler ile büyükleri durdurmayı başarıyor. Bir de  öteki takımlara mukabil kazanmak için bir umar üretebilse…Rahat rahat depar attılar

Gençlerbirliği golünde Manu ile Alper Uludağ savunmadan çıkıp tam 70 metre depar attılar. Otobanda otomobil sürsen bu kadar rahat gidemezsin… Önlerine Galatasaray’dan bir yaradan’ın kulu çıkmadı. hakkaten şaşırtıcı bir durum…Arda niçin gelmesin?

Galatasaray’ı Ankara dönüşü havalimanında karşılayan bir grup yandaş, “Arda, Ali Sami Yen’e iyi mi gelecek?” diye bağırmış. Anlamadım doğrusu… Arda, Ali Sami Yen’e, bir başka deyişle Aslantepe’ye niye gitmesin? Avrupa’ya aktarma olurken Galatasaray’a tarihinin çok büyük bonservis bedellerinden birini kazandırdı. Galatasaray’dan ayrı kalmış olduğu yıllarda bigün olsun doğup büyümüş olduğu bu camiaya en küçük bir saygısızlıkta bulunmadı. sürem başlangıcında gelmek istedi, Galatasaray almadı. Daha ne yapsın Arda? Vicdanımız çoktandır körelmişti, sanırım insanlığımızı da yitirmeye başladık.Fenerbahçeli niçin tribüne gitmiyor? 

Son maçında deplasmanda  beş gol atıp geliyorsun, gene nafile… Fenerbahçe taraftarı stadı bir türlü doldurmuyor. Öyle ki, kombinesi olanların büyük bir kısmı bile maça gitmiyor. Niye bu şekilde? Kendimizce sıralayalım: 1 senelerdir devam eden hayal kırıklıklarından seyirciye “yılgınlık” geldi.2 Oynanan futbol, Fenerbahçe seyircisinin istediği futbol değil…3 Takımda seyirciyi peşinden sürükleyecek yıldız oyuncu yok.4 Zirveye hep uzak kalış taraftarın hevesini kırdı.5 Başkana, hocaya ve takıma mukabil sanki sessiz ve emin bir direniş var.Kimi yazdırırsan yazdır!

Geride bıraktığımız hafta Sakarya’da anne köyüm Kayalar’daydım. 50 senelik kadim dostum, sıkı Fenerbahçeli Ertan Atay iki tane  Fenerbahçe forması istedi. “Formalara kimin adını yazdırayım” şeklinde söyledim. Düşündü, düşündü, “Kimi yazdırırsan yazdır” şeklinde söyledi. İşte Fenerbahçe’nin kadro gerçeği bu… yandaş formasına adını yazdıracağı bir yıldız oyuncu bulmakta bile zorlanıyor.Geçmiş olsun! 

 Olympiakos Başkanı, Emenike için, “Hayatımda yediğim çok büyük kazık” demiş. iyi sabahlar Başkan… Senden ilkin bu kazığı yiyen o denli fazlaca kulüp, o denli fazlaca başkan var ki, bu biçim şeyleri görüp almadan ilkin uyanacaktın. Artık geçmiş olsun…Böyle futbolcu her insanın başına

Yıl 2004, yıl 2018… Tam 14 senedir Beşiktaş’ta Necip… Alt yapıdan yetişip A takımının kaptanlığına kadar yükselen bir başarı ve istikrara haiz… Bu 14 sezonda Necip’in banko oynadığı seneler da oldu, formaya özlem kalmış olduğu sezonlar da… devamlı oynarken kaprisleri, şımarıklıkları, kulübüde otururken kırgınlıkları, kızgınlıkları olmadı. Aylarca oturdu, “çık oyna” dediklerinde, her maçta oynuyormuş benzer biçimde vazife yapmış oldu. Medyada, toplumsal yaşamda, alemcilikte, kulüp içi mesele yaratmakta, adına, izine asla rastlanmadı. bu şekilde futbolcu her kulübün, her hocanın başına…Omeruo’ya hakkını teslim edelim

Bakmayın Bursaspor’un kendi sahasında Kasımpaşa’ya yenildiğine… Özellikle 2. yarıda oyunu tek kaleye çevirdi ve bunaltıcı bir baskı kurdu. Bu sırada, sağdan-soldan, havadan-karadan gelen tam 40’a yakın ortanın kim bilir tamamını Omeruo müdahale edip uzaklaştırdı. öteki oyunculara haksızlık etmek istemem fakat bir tek Kasımpaşa’nın değil, tüm takımlar içinde bu sezonun en yüksek, en başarı göstermiş performansını sergiledi. Büyük maçların ve büyük yıldızların içinde kaybolmasın, hakkını teslim edelim.Çıkış yok

 Trabzonspor’un yeni Başkanı Ahmet Ağaoğlu hayal satmak yerine gerçekleri söyleyerek Trabzonspor’a başkan oldu. Yönetiminde Hayrettin Hacısalihoğlu, Mehmet Yiğit Alp ve Önder Bülbüloğlu benzer biçimde deneyimli ve kıymetli adlar var.Başkan Ağaoğlu, bazılarının işine gelmese bile bu gerçekçi yaklaşımından ödün vermemeli… 5’er milyon euroluk kontratların Trabzonspor’a birşey kazandırmadığını bu sürem bir kez daha gördük. Üstelik Ağaoğlu ve ekibinin önünde, “feda” diye yola çıkan, bir süre “cefa” çeken ve şimdi “sefa”sını devam eden bir Beşiktaş örneği var. Trabzonspor topluluğu ve Trabzon halkı da artık bu gerçeği kabul etmek zorunda… Başka çıkış yok…Cevher var fakat…

Bir ekip beş gol atsa şaşırmam da, Konya atınca ilgimi çekti. Konya bu ligin senelerdir minimum gol atan takımlarından birisi… Gerçi Eto’o, Jahoviç şeklinde iki golcü geldi fakat ben aslan payını Sergen Yalçın’a veriyorum … Bu Sergen Yalçın’da  hocalık adına bir cevher var fakat niye devamlı parlamıyor anlamıyorum.Başarı herkesi susturur

Başakşehirli Emre Belözoğlu, Arda ile alakalı konuşurken, “En iyi intikam, başarıya ulaşmış olursan alınır” şeklinde söyledi. Gerçi “intikam” kelimesi hoş değil fakat Emre’nin söyledikleri son aşama doğru… Laf yetiştirerek seni sevmeyenlere, sana kızanlara derdini anlatamazsın. fakat iyi oynarsan, başarıya ulaşmış olursan her insanın ağzını kapatırsın.Güvenliğin yerine polis

Sporda sertlik mevzusunda cezalar artacak, sahalarda hususi güvenlik değil, polisler vazife meydana getirecek. Maske takıp, vaka çıkaranlar da lüzumlu cezayı bulacak. ümit ederim, “güçlünün adaleti” değil, “adaletin gücü” spor alanlarına ve müsabakalarına egemen olurÖzel güvenlik gidiyor, polis sahalara dönüyor. 6222 sayılı sporda sertlik yasasında cezalar ikiye katlanıyor.Gençlik ve Spor Bakanlığı, TFF ve Kulüpler Birliği’nın ortaklaşa hazırladıkları yeni yasaya meşhur hukukçu Yrd. Doç. Dr. Rezan Epözdemir son şeklini verdi ve yazımını tamamladı.Buna nazaran artık statlarda polis mecburi olacak ve gerek duyulursa hususi güvenlikten yardım istenecek. Müsabakalarda o gün izinli olan polisler, başlarındaki bir şube müdürü yönetiminde vazife yapacaklar ve yevmiye alacaklar. sadece bakmış olduğunuzda bu maliyet hususi güvenliğe oranla daha az olacak. Parayı TFF, alakalı güvenlik müdürlüklerine gönderip, hemen sonra maçı olan kulüplerden kesecek. Artık “spor alanı tanımı”nın kapsamı genişleyecek. yarışma öncesi, sırası ve sonrasında bir tek statta değil, stat çevresinde, taraftarların toplanma alanlarında, maça geliş-gidiş güzergahlarında vaka çıkaranlar 6222 sayılı yasaya gore yargılanacaklar.Olay çıkaranlara birinci defada 1, ikinci kere çıkartırsa 3, üçüncüsünde 5 yıl süreyle müsabakalardan ve antrenmanlardan men cezası gelecek.Ayrıca yarışma girişlerinde biometrik kimlik kontrolü yapılacak. Böylece terörist, suçlu, aranan biri var ise anında tespit edilecek. Spor alanlarına zarar verenler, yarım yada tam maske takanlar, vaka çıkarıp sövgü edenler, tehdit ve hakaret dolu izahat yapanlar iki kat daha çok ceza alacaklar.Yasa normal olarak bir tek seyircileri kapsamıyor. Her fırsatta ortalığı geren başkan ve yöneticiler, eleştirmeyi hakaret sananlar, bu yeni yasadan nasiplerini alacaklar. ümit ederim, “güçlünün adaleti” değil, “adaletin gücü” spor alanlarına ve müsabakalarına egemen olur. ] ] ]

Kaynak: Skorer

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.